Zaman
Bir hikaye..
“Zaman, akıp giden bir boşluk sürecinde umut ve yaşam hayalleriyle yaşama tutunma aracıdır” diye tanımlamıştı takı o güne dek. Üniversitenin belki de en garip hocasıydı. Anlattıkları her zaman garibimize gider ama bir yönden bir şekilde işleyeceği konuya bağlamayı çok iyi becerirdi. Hayatın en güzel anlarını bir tiyatro sahnesi misali tahtalarda canlandırır, anlatırdı. Enerjisi ile öyle canlı gözükürdü ki okulda dersini sevdiğim tek ders onundu. Sınıfa girdiğinde etrafına sessizce bakınıp yavaş adımlarla masaya doğru yürüdü. Arkadaşlarımızla bir şeyler olduğunu anlamaya başlamıştık. Her yürümesinde bir anlam ifadesi hissettiren ağır bir ritim vardı. Masaya çantasını bırakıp bize doğru döndü ve derin bir nefes alıp konuşmaya başladı;
“Arkadaşlar derse başlamadan önce sizlere bir şey anlatmak istiyorum. Hem biraz bu yoğun ders programınızda kafanızı dağıtır hem de farklı bir bakış açısı kazanmanızı sağlayabilirim. Ben küçükken pencere kenarlarında dalıp giderdim. Saatlerin 6’yı gösterdiği her an benim için apayrı bir dünyaydı. Çünkü babam işten geliyordu. O vakitlerde sokaktaki diğer çocuklar sürekli oyun oynarlardı ben ise o anlarda hayatımın en güzel kahramanının yolunu gözlerdim. Onun iş yorgunluğundaki hafif gülümsemesi benim için en güzel oyuna bedeldi. Babam inşaat işçisiydi. Tek bir gün dinlemezdi dinlenemezdi. Siz yeter ki rahat yaşayın, okuyun beni gururlandırın ben her türlü fedakarlığı yapmaya hazırım derdi. Onu kaybettiğimde henüz on iki yaşındaydım. On iki yaşından sonra bir an olsun ona son kez sarılmak için her şeyimi feda ederdim. Teşekkür etmek ve sevdiğimi söylemek isterdim. Bazen hayat öyle anlara getiriyor ki sizi neler yapacağınızı bilemez hale geliyorsunuz. O zamanlar her şeyin bir rüya olmasını çok dilemiştim, çok kez dua etmiştim ama bu duam hiçbir zaman kabul olmadı.” Hocamız cümlelerine devam ederken gözlerinin dolduğunu ve her kelimesinde sesinin titrediğini farkettim. Enerjisiyle bize umut olan adam biranda kaybolmuştu. “Geçen dersimizde size bahsettiğim bir tanım vardı hatırlıyor musunuz? “Zaman, akıp giden bir boşluk sürecinde umut ve yaşam hayalleriyle yaşama tutunma aracıdır.” demiştim. Şimdi onu farklı bir şekilde tanımlamak istiyorum izniniz olursa.
“Zaman, en güzel anılar ve en güzel duyguların bir nefes kadar kısa sürdüğü, kelimelerle yaşanan ruhun…” 
Cümlesini bitiremeden ağlayarak sınıftan koşarak çıktı. Sınıfta herkes şok olmuştu. Hocamızın peşinden bir arkadaşımız gitti ama dersin bittiğini sonraki hafta görüşürüz dediğini bizlere iletti. O gün yaşadığım duygularla tarif edemediğim en garip gündü. Her şeyin biranda değişebileceğini en güçlü insanın bile bir çocuk gibi düşeceğini görmüştüm. Haftaya hocamızın dersini dört gözle bekliyordum.
Okulda hafta boyunca bir uğultu vardı. Hiç kimse hocaya ne olduğunu bir türlü anlayamamıştı, diğer öğretmenlerimize sorduğumuzda ise bizi geçiştiriyordu. Dersin günü geldiğinde sınıfta bekliyorduk. Zaman geçmesine rağmen kapıdan giren yoktu. En sonunda dayanamayıp birkaç arkadaşımızla birlikte hocamızın odasına çıkmaya karar verdik. Odaya girdiğimizde hizmetlinin odadaki eşyaları topladığını gördük ve masada ise bir kağıt parçası vardı.
“Neden topluyorsunuz? Mehmet hocamıza noldu?
-Haberiniz yok mu?
-Neyden?
-Mehmet öğretmen kansere yakalanmış. Şu an hastane de yatıyor ve durumu iyi değil. Eşyalarını toplamamı beni arayıp rica etti. Masada bulunan kağıt parçasını da öğrencilerim mutlaka gelir ders günü onlara ver demişti. Sizsiniz galiba buyrun çocuklar.”

Hizmetli kâğıdı verdikten sonra odadan çıktı. Arkadaşlarımla adeta kala kaldık. Hayatımın belki de en zor anı o kağıt parçasındaki yazıyı okumak olacaktı. En sevdiğimiz enerjik dediğimiz Mehmet hoca kanserdi. Onunda bir oğlu vardı ve henüz on iki yaşındaydı. Arkadaşlardan hiç kimse kağıdı açıp okumaya cesaret edemedi. En sonunda dayanamadım ve kağıdı açtım ve sesli şekilde okumaya başladım;
“Zaman, en güzel anılar ve en güzel duyguların bir nefes kadar kısa sürdüğü, kelimelerle yaşanan ruhun yeni hikayelerle süslendiği bir dünyadır. Yeni hikayenizin kahramanı olmayı unutmayın çünkü ben yeni hikayemin kahramanı olmaya gidiyorum çocuklar. Kendinize iyi bakın.” Çok sevdiğimiz Mehmet hoca bize vedasını böyle etmişti. 
- Karanlıklardan Bir Gün-

canerrbayramm
05 Temmuz 2019
Buruk Bir Geçmiş

canerrbayramm
02 Haziran 2019
Fixerkit İle Sosyal Medya Yönetimi

hakanaky
17 Eylül 2019