ne diyorduk; seni öldürmeyen şey güçlendirir mi?
bir yerde okumuştum, güzel bir yerde. 'yürüyecek miyim? karar. adımların tadını bir aldı mı, hiç bırakası gelmiyor insanın.' diyordu. güzel de diyordu. güzel yerdeki güzel yazı.
bir yerde okudum demek ne demek bilir misiniz? tabi bilirsiniz, komik olmaya gerek yok. her kitap ayrı bir yerdir nihayetinde. ne yazık ki çok nadirdir aynı yerlere gitme isteğimin oluşması. bu acı bir şey. neyse, buna sonra değiniriz. değinme değilde bodoslama dalmak lazım ya neyse dedik. biz o muhteşem yerlere dönelim.
Nuri Pakdil, bir güzel yer oluşturup bu güzel şeyi söyleyen. torununa sevgi gösteren bir dede şefkati var zaten onda, bir dedenin sıcaklığı. ak sakalı da olsaymış tam olurmuş. bu sözü ne üzerine söylediği kitabında belli ama biraz farklı bir alana çekmek istiyorum ben. yürüyecek miyim diyorum, kitaplarla beraber. her kitapla olmuyor çünkü, öyle güzel bir yer olmalı ki kitabın oluşturduğu atmosfer, tadını aldım mı bir daha bırakasım gelmesin. tekrar tekrar gidebileyim, manzarası ve çayı güzel olan bir yere defalarca gittiğim gibi.
velhasıl bizi öldürmeyen şey kitaplar. tutup kalın ciltli bir ansiklopediyi başkasının kafasına kafasına vurmazsanız tabi. böyle bir şey de yapmazsınız herhalde. ne kadar çok okursanız o kadar güçlenirsiniz, o kadar yer gezersiniz.
ben size bir yer önereyim; Nuri Pakdil/Edebiyat Kulesi. varsa bildiğiniz güzel bir yer, tavsiyelere açığım :)