Molière ve 'Cimri' kitabı incelemesi
Giriş:
Molière şüphesiz efsane bir yazar. Özellikle eleştirdiği noktalar ve bunu oyunlarına yansıtış biçimi gerçekten çok etkileyici. Bu bloğumda kitabı sizlere tanıtmadan önce yazarın kısaca hayatından ve tiyatro alanından bahsedip komedinin ne olduğunu da genel olarak anlatmak istiyorum. En son da cimri kitabından bahsedeceğim.
Moliére Kimdir?:   
Molière aslında bir hukukçu olacakken tiyatroya olan ilgisinden dolayı bir tiyatro topluluğu kuruyor. Başta işler istediği gibi gitmese de pes etmiyor. Bunun üzerine tiyatro topluluğuyla gezmeye başlıyor. İşte bu sefer ünleniyor ve Paris'e geri geldiğinde hatırı sayılır bir tiyatrocu ve oyun yazarı olarak biliniyor. Hatta dönemin kralı bile bu ünlü tiyatrocuyu çok seviyor. Zaman zaman Molière'i bile koruyor. Molière oyunlarında üst sınıfı, kiliseyi ve bazen de kralı eleştiriyor. Bu nedenle de bazı zorluklar yaşadıysa da üstesinden geliyor elbet. Molière'nin ölümü çok ilginçtir. Son oyunu olan Hastalık Hastası'nı oynarken tam da hastalık hastası rolündeyken fenalaşıyor. Oyunu güçlükle bitirdikten sonra onu eve zor getiriyorlar. O sırada da hayatını kaybediyor. Oyunun ismi, rolü ve ölümü arasında ilginç bir bağlantı varmış gibi sanki... Bütün bunlar bir yana peki Molière neden tiyatroyu bu kadar seviyor? Tiyatro sevgisi bir yana neden tragedya değil de komedi? Tragedya ve komedi arasındaki fark ne? 
Molière ve Tiyatro:
  Göründüğü üzere tiyatro, özellikle komedi alanı, Molière'nin hayatında büyük bir yere sahipti. Tiyatro bilindiği üzere çok değerli bir sahne sanatıdır. Molière'nin favorisi komedi türü ise 'güldürü' de olarak bilinmektedir. Yukarıda da bahsettiğim gibi Molière burjuvaziyi eleştiri yağmuruna tutmuştur oyunlarında. Yani kendisinin üst ve alt sınıf farkında kimin tarafında olduğunu az çok anlayabiliyoruz. Bu nedenle trajedi ya da tragedya üst sınıflara ait bir tür olurken Molière alt sınıfın benimsediği komedi türünü tercih etmiştir. Tragedya ve komedi arasındaki bir diğer fark ise, tragedya gerçekçi olayları işlerken komedinin konusu bir kurgudan ibarettir. Komedi türünü soylu sınıfın karşısında halkı temsil ettiğini görebiliriz. Molière de bu türü kullanarak hem insanları güldürmüş hem de üst sınıfa yerinde eleştiriler yapmıştır. Tiyatro, komedi ve bunların Molière ile olan ilişkisini biraz kurduğumuza göre gelelim asıl konumuz olan Cimri'ye.
Molière'nin Tek Uyaksız Oyunu Cimri 
   O dönemde eserlerin uyaklı yazılmaları büyük bir önem teşkil ediyordu fakat bu eser diğer Molière eserlerinden farklı olarak uyaksızdır. Bunun nedeninı bu oyunun aceleye gelmesine bağlayanlar vardır. Söylenene göre tiyatro kumpanyasının sahibi iki yıla kadar aynı oyunları tekrar etmiş durmuş. Ama artık yeni bir oyuna ihtiyaç varmış bunun üzerine Molière'den kısa süre içerisinde yeni bir oyun yazmasını istemiş. Bunun üzerinde yetenekli oyun yazarı Molière ortaya bu güzel eseri çıkarmış ama uyaklı bir şekle sokmaya zaman yokmuş bu yüzden de bu şekilde kalmış.
Oyundaki Karakterler:
Harpagon: Clénte ve Élise'nin babası, Mariane'a aşık
Clénte: Harpagon'nun oğlu ve Mariane'nin sevgilisi
Valére: Élise'in sevgilisi ve Anselme'nin oğlu
Mariane: Anselme'nin kızı, Valére'in kız kardeşi ve Clénte'nin sevgilisi
Anselme: Valére ve Mariane'nin babası
Frosine: çöpçatanlık yapan bir kadın
Simon Usta: Tefeci
Jacques Usta: Harpagon'un aşçısı ve arabası
Le Fléche: Cléante'nin uşağı
Claude:Harpagon'un hizmetçisi
Brindavoine ve La Mercluche: Harpagon'un hizmetçileri
Komiser ve yardumcısı: Hırsızlığı bulmaya çalışan iki görevli
Kitabın Özeti:
Harpagon adında cimriliği saplantı derecesine gelmiş, kaba, aksi ve yaşlı bir adam vardır. Bütün insanlar, hizmetliler ve hatta kendi çocukları bile zaman zaman bu adamdan yaka silkiyordur. Bu adamın kızı Élise zamanında Valére adındaki bir genç tarafından boğulmaktan kurtarılmış ve birbirlerine o an aşık olmuşlar. Fakat ne var ki Valére bu durumu Harpagon'a açmak için önce onun gözüne girmeyi daha uygun bulmuş. Bu nedenle onun uşağı olarak işe koyulmuş.Her fırsatta onu över ve dalkavukluk eder. Harpagon'un oğlu ise Mariane adındaki genç ve güzel bir kıza aşık olmuştur. Genç kızın da gönlü vardır onda. Harpagon'un oğlu para bulup Mariane'yi de alarak uzaklara gitmek ister. Bu amaçla bir tefeciyle anlaşır. Fakat işler yolunda gitmez ve babasıyla oğlu birbirlerinin tefeci işine girdiğini öğrenince kızarlar. Clénte'nin de planları suya düşer. Bir gün babası evlenmek istediğini açıklar. Bu kişi tam da Clénte'nin sevdiği kızdır. Bu durumu bilen Elise yardım etmeye çalışır kardeşine. Mariane'nin de gönlü yoktur Harpagon'da. Çünkü o Clénte'ni sevmektedir. Frosine, yani Harpagon'a Mariane'yi ballandıra ballandıra sırf Harpagon'un huşuna gitmek için yalan yanlış şeyler anlatan kişi, bu durumu öğrenince hemen bu gençlere yardım eder. Harpagon'un sakladığı paraları bulur. Harpagon bu hırsızlığı öğrenince deliye döner ve hemen kimin yaptığını bulmaya çalışır. Bu hengamede aşçı, sevmediği uşağı Valére'yi suçlar. Harpagon ve Valére arasındaki diyalogda yanlış anlaşılmayla bir şekilde Valére, Elise'e olan aşkını itiraf eder. Bu sırada Harpagon'nun oğlu babasına Mariane'yi vermesi şartıyla paraları vereceğini bildirir. Bu konuşmalarda Valére gerçek kimliğini açıklarken, yıllardır görmediği babası, kız kardeşi ve annesinin varlığını öğrenir. Bütün masrafları Valére'nin babası karşılaması şartıyla babası Mariane'yi verir oğluna. Ve bütün sevenler de kavuşur sonunda. Mariane, Clénte'ine; Elise, Valére'ine; Valére ailesine ve Harpagon da paralarına...
Kitap Hakkındaki Yorumum:
   Kitap gerçekten şahaneydi. Okuyacak olanlara küçük bir tavsiye, kafanızda bir sahne düşünün ve bütün bu olanları sanki tiyatrodaymış gibi seyredin. Oyuncuların mimikleri, seyircilerin kahkahaları... her şeyi hayal edin. İşte o zaman çok daha fazla eğlencesi çıkıyor bu oyunun. Ayrıca eserdeki küçük ayrıntılara da ayrıca dikkat edin. Mesela bir yerde Harpagon oğlunun uşağının üçüncü elini görmek istiyor. Yazar, bu kısımda milattan önce yaşamış olan Romalı komedyen Plautus'un Çömlek adlı oyunundan esinlendiği söylenir. Bir yerde de Harpagon'un kendi kolunu hırsız sanması bu cimriliğinin ne kadar delilik derecesine geldiğini gösterir. Bu tür küçük ayrıntılar Moliére tarafından ustalıkla serpiştirilmiştir. Herkesin okumasını tavsiye edebileceğim enfes bir kitaptı.

İyi okumalar...
Not:
Bu ve bunun gibi kitap bloglarıma şu linkten ulaşabilirsiniz:
Madam Bovary Kitap İncelemesi

tuanaakgul
17 Haziran 2020
Rüya Gezi: Pelit Çikolata Müzesi

tuanaakgul
21 Mayıs 2020