Tuğba Akyüz
YazarTuğba Akyüz
4 dakika okuma süresi
Şub 14, 2019

Kontrol Sende


Herkesin içinde sıkışıp kaldığı, asla ilerlediğini düşünmediği, zaman kavramını standartlara göre değil de kendi algısına göre şekillendirdiği anlar olmuştur. Böyle zamanlarda karamsarlık kendine çektikçe çeker. Farkında olmadan küçücük durumlar devasa boyutlara gelmiş olur ve aslında çıkış yollarını tek tek kapatan kişi bizizdir. Hayattan tat alamaz olmuşsunuzdur, fotoğraflara baktığınızda gülüşünüzün dahi değiştiğini görürsünüz. Bir zamanlar küçük şeylerle bile mutlu olan o kişiye ne oldu? Aslında hiç bir şey olmadı, sadece gözümüzde büyüttüklerimiz onu geri plana attı. Haydi onu geri getirelim!

Fazlalıklardan Kurtulun

Ünlü mimar Mies van der Rohe' un ''less is more'' yani ''az, çoktur'' sözüyle giriş yapmak istiyorum. Bu sözü hayatımızın her alanı ile bağdaştırabiliriz. İşe yaşam alanımızla başlamamız gerekir. Asla kullanmayıp atmaya kıyamadığınız şeyleri ya da artık giymediğiniz kıyafetleri ihtiyacı olan kişilere ulaştırabilirsiniz. Etrafınızdaki kalabalıktan kurtuldukça rahatladığınızı hissedeceksiniz. Öte yandan da ihtiyacı olan kişilere yardım yapmış olacaksınız. Deyim yerindeyse bir taşla iki kuş.

Güneşten Faydalanın

Uyandınız. Öncelikle kalkıp pencereden dışarı bakın. Hayat akıyor, insanlar güneşin doğuşuyla uyanıyor, yürüyüşe çıkıyor, kahvaltılarını yapıyor ve işe/okula vs gidiyor. Peki ya siz? Uyandığınızda belki akşam olmak üzere. Gün bitmiş. Uyku düzeninizi oturtup erken kalkmaya alışırsanız günden daha çok verim alırsınız. 

Kendinizi Eve Kapatmayın

Akşama kadar yatakta oturup dizi film ile kendinizi kısıtlamayın. Arkadaşlarınızı hayatınızdan uzaklaştırmayın. Onlarla görüşün, dışarı çıkın. Tek de olsanız gezin. Büyük şehirlerde çok doğa ile iç içe olamıyoruz maalesef. Ama inanın ki parkta çimlerde oturmak bile öyle alıp götürüyor ki negatif enerjiyi. 

Rahatlatıcı Müzikler Dinleyin

Ne demişler, müzik ruhun gıdasıdır. Ruh halimizi değiştirmek istiyorsak ona güzellikler sunmalıyız. Motivasyonunuzu bu şekilde artırabilirsiniz. Kendinizi dinlediğiniz müziğe bırakın, hayallere dalın, hedefler koyun. Herkesin zevkleri farklıdır ama ben arp keman ve yan flüt içeren müzikleri tercih ediyorum.

Üretici Olun

Devamlı tüketici konumunda olmak da insanın modunu düşürür. Burada üretmek derken devasa şeylerden bahsetmiyorum. Herkesin yatkın olduğu, zevk aldığı hobileri vardır. Yazı yazın, resim çizin, müzik yapın, yeni tatlar deneyin, çöpe atılacak ürünlerden geri dönüşüm yoluyla bir şeyler tasarlayın. Ne olursa olsun yeteneğim yok deyip kenara atmayın. Deneyin, deneyin ve tekrar deneyin. Ben yeteneklerin sadece doğuştan gelip sonradan kazanılmayacağı kanısında değilim. İsteyin yeter. Belki yeteneği olmayan kişilerin daha çok pratiğe ihtiyaçları olur ama sonunda mutlaka başaracaklardır.

Ertelemeyin

Hedefler koydunuz. Ama bunları sürekli yarına, pazartesiye veya sonraya erteleyip duruyorsunuz. Ve her koyduğunuz hedef ertelendiği için bundan sonrakilerin de bir ehemmiyeti kalmıyor. Kendinize olan inancınız yitip gidiyor. Buna izin vermeyin. Hiç bir şeyin bir anda olması beklenemez. Küçük hedeflerle işe başlarsanız bunları gerçekleştirmek de kolay olacak ve bir sonrakine siz farketmeden zemin hazırlayacaktır.

Kendinize Değer Verin

Unutmayın siz kendinize değer vermezseniz başkasından bunu bekleyemezsiniz. Siz kendinizi yapamayacağınıza inandırırsanız yapamazsınız, başkasının yapamazsın demesiyle değil. Genelde gündelik hayattaki en basit örnekleri veriyorum. Örneğin tek yemek yerken bile sofranızı özenle hazırlayın, sadece dışarı çıkarken bakımlı olan insanlardan olmayın, yaptıklarınızın ne kadar takdir edilesi olduğunu bilmek için başkasına ihtiyacınız olmasın. Ama narsizm ile arasındaki o ince çizgiyi de korumalısınız. Burada yapmanız gereken kendinizi işe yaramaz ve aşağı görmek veya tam tersi kendinizi ve yaptıklarınızı abartmak değil içinizdeki gücü farketmek.

Her şey sizinle başlar, sizinle biter. Karamsarlık sizi yutmadan ona kapıyı göstermeniz temennisiyle. Sağlıcakla kalın...

Bunlar İlginizi Çekebilir