Kadına Yönelik Şiddetin Sosyolojik Kökenleri 
Toplumsal Cinsiyetçilik 
Toplumun cinsiyet ayrımcılığı yapması, kadın ve erkek eşitliğini hiçe saymaktadır. Toplumsal cinsiyetçiliğin önemli örneklerinden birisi renklerin kadın ve erkek renkleri olarak ayrılmasıdır. Bu ayrımcılık çocukluğun ilk yıllarında başlar ve devam eder. Bu konuda bir diğer örnek çocuklara farklı iltifatlar edilmesidir. Kız çocuklara prenses denilmesi onların nazikliğini vurgularken, erkek çocuklara aslan denilmesi güçlü olduklarını vurgular. Bu çocuklar büyüdüklerinde de onlara söylenen kelimelerle yaşarlar, ileride kendi çocuklarını da bu şekilde yetiştirirler. Cinsiyet ayrımcılığı bilinçaltımıza işleyen zararlı bir olgudur çünkü şiddeti destekler. Şiddetin son bulması için toplumun bakış açısının değişmesi gerekir.
Erkekler Daha Mı Güçlü? 
Erkekler kadınlardan fiziksel olarak daha güçlüdür. Bir kısmı istediklerini şiddet yoluyla yaptırmaktadır. Kadının erkeğe karşı gelmemesini isterler. İstedikleri olmadığı zaman da güçlü oldukları için kendilerini kadınlardan üstün görürler. Bu şekilde şiddete başvururlar. Bu durum şiddet uygulayanların duygusal olarak zayıf olduğunu ortaya çıkarır. Erkekler güçlerini kadınlar üzerinde değil, işleri üzerinde kullanmalıdır.
Kadınların Suskunluğu 
Kadınlar bir kez bile şiddet görse bu durumu kabullenip şans vermemelidir. Çünkü şiddet evre evre artmaktadır önce tokat, sonra tekme daha sonra da belki cinayet... Kadının şiddet karşısında susup sabretmesini bekleyen, at gözlüğü takmış insanlara inat susmamalıyız.
Karantina Günlüğü 2

zeyzeyzey
08 Nisan 2020
Pelerinsiz Kahramanlar

marselin
05 Nisan 2020