İŞSİZLİK VE YOKSULLUĞUN GETİRDİĞİ ZOR HAYAT ŞARTLARINI KONU ALAN UFUK AÇAN FİLMLER
LOS LUNES AL SOL-GÜNEŞLİ PAZARTESİLER (2002)
Bir işçi filmi. Yani direkt hayatın, geçinebilmenin, bir şeyler yapabilme, ezilmeme, mutlu olabilme, ayakta kalabilme çabasının anlatımı. yaşananlara - yaşanamayanlara dair ufak bir kesit olarak sunulan bir film olarak kabul edip de öyle izleyene gerekli tatmini yaşatan... biraz nalına, bolca da mıhına vuran... olabildiğince doğal diyaloglar ve replikler arasına gizlenmiş tespitler karşısında gördüğünü yorumlayabilme yetisine sahip olan izleyiciye sırıtan duru bir anlatım.
"bugün günlerden ne" sorusu ve verilen cevapla başlar film ve yine aynı soru ve cevapla biter; durum farklı olsa da. büyük bir boşluk içerisinde başlayan yeni bir hafta ve o haftanın ilk iş günü. "bugün pazartesi..."
UZAK (2002)
Bir imge olarak her yere sızmış "uzak" kavramı filmde mevcut. Gariplik (ya da güzellik belki) filmin içinde olduğunuz, filme bu denli yakın durduğunuz hissi veriyor olması. her şey birbirine uzaktı oysa ki. mehmet'in geldiği köy, mehmet'in bir gemide gideceği tüm ülkeler, "hep siz mi gezeceksiniz, biraz da biz gezelim" kelamındaki olabilirlik, istanbul'a gelip anadolu değerlerinden uzaklaşmak, kanada'ya uçan kadın, parkta dolaşan çiftler, bir kadın teni, alelacele hoyratça yapılan bir s*ks seansı, mehmet'in yaslandığı araba, yusuf'a tutulan samsun sigara...Kısacası bu filmde sıradan insanların  gerçekçi hikayesi yer almaktadır.İzleyen herkesin ruhunun, benliğinin derinliğinde yatan bir karakteri bu filmi izlerken görebilmesi kadar mutluluk verici birşey yok.Daha önce hiç Nuri Bilge CEYLAN filmi izlemediyseniz bu film ile başlamanızı öneririm.
KAUAS PILVET KARKAAVAT-SÜRÜKLENEN BULUTLAR (1996)
Bir tramvayı sürerek para kazanan Lauri işten çıkartılır. Çok geçmeden karısı Ilona’nın baş garson olaral çalıştığı restoran kapanır. Sosyal güvenlik siteminden para talep etmek konusunda fazla gururlu davranan ikili yeni iş bulmak için çırpınırlar. Ancak ne yazık ki son derece şanssızdırlar. Felaketlerin arkası bir türlü kesilmek bilmez. Umudun tükenmekte olduğu noktada Ilona eski patronu ile karşılaşır ve hesapta olmayan bir durum çıkar ortaya. Film Finlandiya Üçlemesinin ilkidir. Cannes’da Özel Mansiyon Ödülü ve Sao Paulo’da En İyi Film Ödülünü almıştır.
 Bir yandan bu kadar da olmaz demekten, bir yandan da gülümsemekten film boyunca kendinizi alamayacağınız bir yapıt. Öte yandan hayata bambaşka bir perspektiften baktıran, insanları bir kitap gibi okuyabilmenize yardıcı olacak bir film.Bu insanlar mutluluğu en çok hak eden insanlar. 
MIDNIGHT COWBOY (1969)
Sıradan insanların en basit, kolay hayallerini bile gerçekleştiremediği bir hikaye.Sıradışı bir senaryo, mükemmel kurgu. Dustin hoffman'ın ne kadar baba bir aktör olduğunu görmek için de bir fırsat. Zira ilk filmi the graduate'te mükemmel canlandırdığı karakterin tam zıttını aynı mükemmellikte oynamaktadır.
BIUTIFUL (2010)
Filmin aslında panzehir bir etkisi var. Mutlu olduğunuz zamanlarda içinize birden buhran düşer; "ulan mutluyum ama hayatta da elem, dert, keder çok yahu!" dersiniz. Fakat bir yandan da onu tarif edemezsiniz. İçinizdeki bu riyakar karmaşayı tarif edemedikçe buhranınız ivme kazanır. Ardından bu filmi izlersiniz, nedenleri bulursunuz. Peşi sıra da abes bir rahatlama gelir...

CINDRELLA MAN (2005)
Bir insanın hayatında aynen imparatorluklar gibi, kuruluş-yükseliş-duraklama-lale-gerileme ve çöküş devirleri yaşanır. Bu dönemler bazen bir gün, bazen seneler sürer. Bu film çöküş dönemine girmiş bütün insanların izlemesi gereken bir filmdir. İnsanı yaşatan ve ottan ayıran şey mücadele duygusudur. Eğer bu duyguyu unutmuşsanız, bu film biraz olsun bu duyguyu size verecektir.
THE COMPANY MEN (2010)
Biraz işsizlik, biraz parasızlık ve zor zamanlar, biraz umut ve beklenti-ihanet-aşk üçgeninde geçen bir film. Çok hızlı değil ama keyfinde ilerliyor. Kadrosu şahane. Ben Affleck'in botokslu balık misali mimiklerini saymazsak oyunculuklar iyi. İyi seyirler.
INSIDE LLEWYN DAVIS (2013)
Llewyn davis tüm diğer coen kardeşler karakteri gibi bir kaybeden, ya da yetenekli olmasına rağmen "kazanamayan" diyelim. Şanssızlıklar peşini bırakmaz. Film bir fargo değildir ama oldukça karamsardır. Evet hepimiz biraz llewyn davis'iz aslında... Onlardan farklı olduğumuz için başarısız ya da ezik gözükme potansiyelimiz her an vardır. Zaten o çok marjinal ünlüler de biraz başarılı olmasa llewyn davis olacaktır, sadece şans yüzlerine gülmüştür.
MANBIKI KAZOU-BİR AİLE İŞİ (2018)
Harika film. Filmin ilk dakikasından itibaren doğallığın getirmiş olduğu bağlayıcılıkla sanki film izlemiyor da karakterlerin etrafından onları gözetliyorsunuz ve her şey gözünüzün önünde yaşanıyor hissini veren sıcak bir film yapmış hirokazu koreeda. Filmde oyunculuk yok ve her şey gerçekmiş gibi. Bunu bir filmde yapmak gerçekten zor. Bu durumu asghar farhadi filmlerinde de çok görüyorum. Burada da görmek çok hoş oldu. İnanılmaz sıcak ve dokunaklı bir film ve verilmek istenen mesaj hikayenin altına çok güzel yedirilmiş. 
Sinyal Ve Sistemler

beritberge
29 Mayıs 2020
Molière Ve 'Cimri' Kitabı İncelemesi

tuanaakgul
27 Mayıs 2020
Php Nedir?

muhammetakay
26 Mayıs 2020