COVID-19
COVID 19 hastalığı , ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde ortaya çıkmıştır. Aralık ayının sonlarında solunum yolu belirtileriyle beraber gelişen, bir takım hastalar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda 13 Ocak 2020 ‘ de tanımlanan bir virüstür. Salgın ilk olarak o bölgedeki deniz ürünleri ve hayvan pazarında bulunanlarda tespit edilmiştir. Daha sonra insandan insana bulaşarak, Hubei eyaletindeki diğer şehirlere ve diğer tüm dünya ülkelerine yayılmıştır. Başlarda insanlar virüsün ciddiyetini fark edemedi ve virüs kontrolden çıktı. Günümüzdeki duruma kadar ulaştı. COVID 19 hayvanlarda veya insanlarda hastalığa neden olabilecek büyük bir virüs ailesidir. Pandemi sürecinde , tüm dünyada yașam durdu ve dünya yıllar sonra ilk kez böyle bir durumla karşılaşıldı. Bu durum ülkemiz için de geçerli oldu. İçinde bulunduğumuz virüsün belli başlı özelliklerini ; belirti ve nasıl buluşacağını , dünya ve ülkemiz için vaka durumlarını, virüsün çevreye olan etkisini, ne yapılması gerektiğini ve tedaviyi diğer paragraflarda belirteceğim.
       İlk bahsetmek istediğim özellik COVID’in belirtileri ve nasıl bulaşacağı konusudur. COVID’in belirtileri günden güne artış göstermektedir. İlk zamanlar yüksek ateş, kuru öksürük, nefes darlığı ve yorgunlukla başlayan bu serüven şimdilerde baş ağrısı, hemoptizi, ishal gibi bir sürü rahatsızlığı da kapsamaktadır. Şiddetli durumlarda böbrek yetmezliği, ağır solunum yetmezliği, zatürre ve ölümle sonuçlanabilmektedir. 2 Ocak’ta Çin’de yapılan ilk çalışmalar arasında yaş ortalaması 49 olan bir grupta ilk belirtilerin yüksek ateş (% 98.1), kuru öksürük (% 75.9), nefes darlığı (% 55), halsizlik (% 44.1), balgam (% 27.8), baş ağrısı (% 7.8), hemoptizi (% 4.7) ve ishal (% 3.3) olduğu görülmüştür. Bu bahsettiğim belirtiler her zaman COVID’e ait olmayabilir ama insanların her zaman bu konuda temkinli olması gerekmektedir. Hasta kişilerin öksürmeleri ile ortama damlacıklar saçılır. Diğer insanlar soluduğu zaman hastalık bulaşır. Hasta kişilerin solunum parçacıkları ile kirli yerler temasta bulunup, sonrasında ellerini yıkamayıp yüz, göz, burun veya ağza götürülmesi ile hastalık bulaşabilir.
      İkinci bahsedeceğim konu virüsün dünya ve ülkemizdeki vaka durumlarıdır. Dünyada ilk COVID-19 Çin’de saptanmasından sonra, Çin’de kontrol sağlanmaya çalışılırken, hastalığın diğer ülkelere özellikle Avrupa’ya hızla yayıldığı gözlenmiştir. Vaka hızını etkenin virülansı, konakçının yaşı ve direnci, tedavi hizmetleri gibi faktörler etkilemektedir. Baktığımızda yaşı daha büyük bireylerin bu hastalığa daha çok yakalandığını, onları daha çok etkilediğini görüyoruz. Geldiğimiz noktada ABD nüfusunun fazla oluşu, önlemleri uygulama konusundaki aksaklıklardan dolayı hem vaka sayısı açısından hem ölüm sayısı açısından birinci sıradadır. Yayılma hızı ABD’de oldukça yüksektir.
           COVID-19’un çevreye de etkisi oldukça fazladır. Konu sadece tıbbi boyutlarla sınırlı kalmadı. Virüsün getirdiği kısıtlamalardan dolayı ülkelere giriş çıkış yasakları, bölgelerde uygulanan karantinalar, iptal söz konusu olan uluslararası çapta spor ve sanat etkinlikleri gibi turizm sektörünü doğrudan etkileyen durumlarla karşılaşıldı. Eğitim konusunda da öğrencilerin yüz yüze eğitimlerin yapılamadığı, pratiklerin gerçekleştirilemediği online sisteme geçilmiştir. Ekonomi durumunda da çoğu insanı kötü etkilediği görülüyor.
          Üzerinde durulması gerekli en önemli konu bu virüsten nasıl korunacağımızdır. İnsanlar arasında sosyal mesafenin korunması(1-2 metre) ve ellerin sürekli dezenfekte halinde olması en önemli korunma yoludur. Hastaların ve temaslıların bulunarak gerekli önlemlerin alınması, seyahatlerin, gerektiğinde iş yerlerinin kapatılması gibi durumların uygulanması önemlidir. Salgının kontrolü için ülkelerde pandemi kurullarının oluşturulması, önlemlerin değerlendirilmesi ve izlenmesi gerekir. Halk ile hep iletişimde kalmak, riskli grupları belirlemek gerekmektedir. Öksürür veya hapşırırken ağzın mendil ile kapatılması,mendil yoksa dirsek içiyle kapatılması gereklidir. “Sık kullanılan kapı kolları, aydınlatma düğmeleri gibi yüzeylerin temizlenmesi ve ev, iş yeri gibi kapalı alanların sık sık havalandırılması de önerilmektedir.”[1-2] Bu gibi önlemlerin yanında, sosyal mesafeyi korumak adına restoran, AVM gibi sosyalliğin çok bulunduğu yerlerin kapatılması gibi önlemlerde alındı. Çalışma zorunluluğu olan sektörlerde de insanlar belli başlı önemler alarak işlerine devam etmektedir. Salgın sürecinde COVID-19 olan bölgelerden gelen insanları da karantina altında bekletmektedirler. Hastalık damlacık yoluyla yayıldığından özellikle hasta kişilerin,bununla beraber hastaya bakan kişilerinde maske takması çok önemlidir.[3] Çoğu ülkelerde özellikle kapalı ortamlarda maske takma zorunluluğu getirilmiştir. Hastalık kontrolü ülkelerde aynı olmasada benzer uygulamalarla gerçekleşir. Her ülke bu hastalığın bitmesi için farklı şekilde önlemler alıyor.
              Tedavi konusuna geldiğimizde aslında henüz özel bir aşı veya ilaç bulunamamıştır. Hala araştırma ve test sürecindedir. Bu durumda insanların kendi kendine bakımı da öğrenmek zorundadır. İnsanlar kendilerini hasta hissettikleri takdirde dinlenmeli, bol sıvı tüketmeli ve besleyici gıdalarla düzenli beslenilmelidir. Bulundukları yerleri her fırsatta dezenfekte etmelidir. Diğer insanlarla olan mesafesini en az 1 metre olarak ayarlamalıdır.
Conclusion
            Görüldüğü üzere COVID’in hayatımızdaki yeri çok fazladır. Bu hastalığa sadece tıbbi açıdan bakmak yanlış olur. İnsanların hastalıktan korunması ve salgınla mücadelesi için doğru bilgilendirilmesi çok önemlidir. COVID hastalığı için birden fazla yaklaşım vardı. Doğru bilinçlenme için en güvenilir ve işinin uzmanı olan kaynaklara başvurulmalıdır. Gerçek farkındalık için hastalığın belirtilerini, nasıl bulaşacağını, günümüzdeki vaka durumlarını, çevresel etkilerini ve tedavisini göz önünde bulundurulması gerekir ve her fırsatta bu özellikler takip edilmelidir. Bu hastalık konusunda önlemlerin basit ve net olduğunu, insanların bu kurallara doğru bir şekilde uyduğunda bütün sorunların ortadan kalkabileceği unutulmamalıdır.

The 100

damlanurturk
25 Ağustos 2020
Eltilerin Savaşı Film Yorumu

damlanurturk
22 Ağustos 2020
Aşk 101 Dizi Yorumu

damlanurturk
22 Ağustos 2020