Dilruba Ata
YazarDilruba Ata
464 görüntülenme
2 dakika okuma süresi
Haz 14, 2019

    SENİN HİKAYEN


    İnsan kaç ruha kucak açardı bedeninde? Kaç farklı karakteri, kişiliği beslerdi içinde? O yufka gibi yüreği olan insanoğlu nasıl olurdu da birden canavara dönüşürdü? Hep savaşır mıydı içinde; iyilik ve kötülük? Hangisinin yeneceğine kim karar verirdi?

    Kalbinin doğruyu seçmesini istese de çoğu zaman nefsine yenik düşerdi insanoğlu. Hem sevdikleri iyi olsun, varlık içinde yaşasın isterdi hem de en iyi evi, en iyi arabayı isterdi kendisi için. Arkadaşı araba alsa mutlu olmaya çalışırdı ama alttan alttan da keşke benim olsaydı derdi.

    Doyumsuzdu insan, bir akbaba gibi. Elde etmek istediği şeyi görünce ağzı sulanırdı. Kendinden geçer, etrafındaki her şeyi unuturdu. Sonra avını herkesten gizler sadece onun olsun isterdi. Bir hışımla dalardı avına, sömürürdü adeta, hem de son damlasına kadar. Ardından kafasını kaldırıp baktığında fark ederdi her şeyin geçip gittiğini.

    Bazen de pamuk gibi yüreği vardı, o küçüklükten kalma duygu yüreğinin derinlerinde bir yerlerde kalmıştı. Belki de zaman aşımına uğramıştı. Şehit haberlerini görünce protesto edip dururdu, ama iki saat. Sonra instagram bildirimlerine bakmaya devam ederdi.

    Dinamik bir süreçti bu. Durağanlığa yer yoktu. Beş dakika mutlu olup hemen ardından ağlayabilirdi.

    Kimisinin ömrü bir kasaba geçerdi, kimi ise tüm alemi adım adım gezerdi. Ama en sonunda ulaşacakları yer aynıydı.

    Aslında bu hayatın tek bir kuralı vardı, nefsine yenik düşmeyip kalbinin sesini dinlemek.

    Bunlar İlginizi Çekebilir