Tuana Akgül
YazarTuana Akgül
1.6 k görüntülenme
8 dakika okuma süresi
Haz 18, 2020

Madam Bovary Kitap İncelemesi 


Madam Bovary Kitap Özeti:

Kitabın ismi Madam Bovary olmasına rağmen Charles Bovary'nin hikayesiyle başlıyor roman. Charles'ın çocukluğu, eğitimi ve dul bir kadınla olan ilk evliliği anlatılıyor başlarda. Charles tıpkı doktorluk mesleğini seçerken olduğu gibi ilk eşiyle de annesinin ısrarıyla evleniyor. İlk eşi kısa bir süre sonra vefat ediyor. Onun ölümünden sonra Charles daha önce tedavisine gittiği bir hastasının kızıyla tanışıyor. Bu kız Emma'dan, yani Madam Bovary'den, başkası değil. İşte Madam Bovary'nin hikayesi burada başlıyor. Charles ve Emma çok mutlu bir şekilde evleniyorlar. Bir süre mutlu yaşıyorlar derken Emma artık Charles'tan ve yaşam tarzlarından sıkılıyor. Charles'ın hastalarından biri onları ailecek gösterişli bir baloya davet ediyor. Emma bu balo zamanında zenginlerin şaşaalı yaşamını gördükten ve Vikont'la dans ettikten sonra büsbütün hayatından ve Charles'tan soğuyor. Emma'nın sinir buhranları ve depresyonları artınca Charles çareyi mekan değiştirmekte buluyor. Eşinin sağlık durumunun düzelmesini umarak taşınmaya karar veriyor. Taşındıktan kısa bir süre sonra Berthe dünyaya geliyor. Emma, Berthe'nin doğumuyla biraz olsun mutlu oluyor. Eşine ve evine sevgisi artar gibi olsa da bu durum uzun sürmüyor. Taşındıkları yerde Leon adındaki genç katip Emma'ya aşık oluyor. Fakat hem Emma hem de Leon gizli bir aşkın getirebileceği riskleri almaktan çekiniyorlar ve birbirinden uzak duruyorlar. Leon kısa bir süre sonra taşınıyor. Daha sonra Rodolphe, Emma'nın yeni aşığı oluyor. Emma, Rodolphe'un tutkulu aşkına bir süre karşı koymaya çalışsa da en sonunda teslim oluyor ve bu ikili arasında yasak ama bir o kadar da tutkulu bir aşk başlıyor. İlişkileri uzun bir süre devam ediyor. Bir gün kaçma planı yapıyorlar. Fikir Emma'dan çıkıyor. Bütün hazırlıkları tamamlıyorlar ama Rodolphe'un bencilliği çapkınlığına ağır basıyor ve bir kadın için böyle bir riske girmek istemediğinden son gün Emma'ya bir mektup yazıp kaçıyor. Emma psikolojik olarak yıkılıyor. Kendine gelmesi çok uzun sürüyor ama en sonunda toparlıyor. Kendini toparladıktan sonra Charles'la bir oyuna gittikleri gün Leon'la, yani Emma'nın eski aşığı, karşılaşıyor. Eski aşk tekrar canlanıyor. Bu sefer hem Leon hem de Emma daha korkusuz olduğundan gizli bir aşk yaşamaktan çekinmiyorlar. Nitekim bu aşk da Emma'ya bayağı gelmeye başlıyor. Kendisini ilişkide tutmaya çalışıyor ama uğraşması gereken başka sorunlar patlak veriyor, maddi sorunlar. Uzun bir süredir müsrifliğinden ve gösteriş merakından kaynaklı Charles'tan gizli imzaladığı senetler, yaptığı borçlar dağ gibi birikiyor ve yumurta kapıya dayanıyor. Haciz işlemlerine kadar gidince durum, Charles da öğreniyor tabi. Emma aklına gelebilecek herkesten, hatta Rodolphe'dan bile, yardım istiyor ama nafile. En sonunda kendi canına kıymakta buluyor çareyi. Eczacının çırağını kandırıp eczacının gizli tuttuğu odaya giriyor ve arsenik yiyor. Durumu kötüleşince Charles endişeleniyor ve Emma'nın ne yaptığını öğreniyor. Hemen yardım çağırıyor. Herkes yardıma geliyor, hatta ünlü doktorlar bile. Fakat Emma kurtarılamıyor ve hayata veda ediyor. Charles, her şeye rağmen eşini çok seviyordu. Eşinin ölümü onu derinden sarsıyor. Emma'nın cenazesi büyük bir özenle yapılıyor. Charles her ne kadar üzülse de borç yığınını ödemekle meşgul oluyor. O sırada komşu bildiği insanlar bile onun bu durumundan faydalanmak istiyorlar ve dört koldan adamcağızın maddi olarak üstüne geliyorlar. En sonunda Charles sessiz sedasız otururken hayattan veda ediyor. Zavallı Berthe, hem annesini hem babasını hem de aynı yıl büyükannesini kaybettiğinden ve büyükbabası da felçli olduğundan bir teyzenin yanında kalmaya başlıyor. Kısa bir süre sonra da çalışmaya başlıyor. Bovary ailesinin hüzünlü hikayesi de böylece bitmiş oluyor.

Romandaki Bazı Karakterler:

Mösyö Roger: Charles'ın öğretmeni

Mösyö Charles Denis Bartholomé Bovary: Charles'ın babası

Madam Dubuc (Heloise): Charles'ın ilk eşi

Mösyö Rouault: Emma'nın babası

Emma Bovary: Charles'ın ikinci eşi ve ana karakter

Djali: Emma ve Charles'ın sonradan kaybolan gri İtalyan tazısı

Dük Laverdiere: Marki Andervillers'in babası

Vikont: Emma'nın baloda dans ettiği adam

Nastasie: Emma ve Charles'ın ilk baştaki hizmetçileri

Lestiboudois: Younville Abbey'deki mezar bekçisi ve kilise görevlisi

Madam Lefrançois: Younville Abbey'deki Altın Aslan hanının sahibi dul kadın

Artémise: Altın Aslan hanında çalışan kız

Polyte: Altın Aslan hanında çalışan kız

Mösyö Homais: Eczacı

Hivert: Altın Aslan hanındaki topal arabacı (sonradan Charles ve Homais'in hatası yüzünden bacağı kangren oluyor ve protez bacakla yaşamaya mahkum oluyor) Aynı zamanda kasabalıların şehirdeki işlerini de yapıyor

Mösyö Binet: Abbey'in bir sakini

Mösyö Lheureux: Hediye dükkanının sahibi

Mösyö Léon Dupuis: Emma'yla yasak aşk yaşayan katip genç

Yanoda: Abbaye'deki Charles'tan önceki kaçan doktor

Berthe: Emma'nın ve Charles'ın biricik kızları

Rollet Anne: Marangozun eşi, Berthe'nin süt annesi

Madam Tovache: Belediye başkanının eşi

Camus: Bakkal

Mösyo Guillamin: Leon'un patronu

Justin: Eczacının çırağı

Napoléon: Eczacının çocuğu

Athelie: Eczacının çocuğu

Tellier : Cafe Français'in sahibi

Bournisien: Manastır başkanı

Mösyö Boulanger ( Rodolphe): Emma'nın sevgilisi

Virginie: Mösyö Boulanger'in eski sevgilisi

Mösyö Derozerasy: Jüri heyetinin başkanı

Irma: Eczacının çocuğu

Mösyö Boulard: Monsegnior kitabevinin sahibi

Madam Lampereur: Emma'nın sözde piyano öğretmeni

Memur Hareng: Madam Bovary'nin evine gelip haciz işlemini yapan kişi

Guillaumin: Haciz memuru

Felicité: Madam Bovary'nin hizmetçisi

Romandaki Bazı Mekanlar:

Rouen Lisesi: Charles'ın gittiği lise

Ganterie sokağı: Charles lisedeyken onunla ilgilenen velinin oturduğu yer

Tostes: Charles'ın ilk doktorluk yaptığı, ilk eşiyle oturduğu ve Emma'yla da bir süre kaldığı yer

Bertaux Çiftliği: Emma'nın babasının çiftliği

Vaubyessard: Marki d'Andervilliers'in yaşadığı yer

Yonville-l Abbaye: Charles ve Emma'nın Tostes'ten taşındıkları ve kaldıkları yer

Altın Aslan hanı: Yonville-l Abbaye'de bir han

Roman Hakkındaki Yorumum (kitabı henüz okumayanlar için):

Madam Bovary, dünya klasiği sevenlere ve betimlemelerle bir sorunu olmayanlara kesinlikle tavsiye ettiğim bir kitap olabilir. Kitapta aşırı derecede betimleme ve ayrıntı olmamasına rağmen yine de bunladan hoşlanmayanların pek hoşuna gideceğini sanmam. Bence, Madam Bovary biraz Fatih-Harbiye romanına benziyor, tamamen aynısı değil elbette. Madam Bovary, Neriman'a; Charles, Şinasi'ye; Vikont ve Rodolphe ise Macit'e benziyor. Romanı okuyanlar saydığım karakterler arasındaki ilişkiyi az çok kurmuştur. Bu karakterler aynıları değiller, yalnızca benziyorlar. Karakterler hakkında açıkça görülen bir diğer özellik din ve modern düşüncenin çatışması olabilir. Sık sık biri rahip diğeri eczacı olan karakterler tartışır ve birbirlerinden haz etmezler. Rahip vaazlarında bilimi, eczacı makalelerinde dini yerer. Romanda dikkatimi çeken bir diğer nokta ise çok fazla paganik sembol olması. Mesela sus işareti yapan Eros, duvarda asılı Minerva resmi, Arthemis adında bir kız... Gibi aralara serpiştirilmiş yunan mitolojisinden bazı ayrıntılar açıkça görülebiliyor. Sonuç olarak gerçekten güzel bir kitap kesinlikle okumanızı tavsiye ederim :)

Roman Hakkındaki Yorumum(kitabı okuyanlar için):

Not: bu kısım kitap hakkında ciddi spoiler içerir. Eğer kitabı henüz okumadıysanız bu kısmı geçmenizi tavsiye ederim.

Emma bazı hatalar yapmış olsa bile hayatın ona acımasız davrandığını düşünüyorum. O sadece aşkı romanlarda okuyarak tanımış bir kadındı ve böyle bir aşk istiyordu, bunu bekliyordu. Başlarda okuyucular Emma'ya kızabilir ama onun tarafından da bakmak gerekiyor. En sonunda Emma'nın çaresizliği ve insanların ona karşı acımasızlığı beni çok üzdü. Emma o kadar çaresizdi ki kendi canına bile kıydı. Bunu yapmaya hazır birisi veya yapan birisi psikolojik olarak ciddi bir çöküş içersindedir. Bunun yanında Rodophe ve Leon'nun da Emma kadar, hatta belki daha fazla, hataları vardır. Özellikle Rodolphe, Emma'nın yapmayacağı şeylere karşı teşvik edip sonra onu yarı yolda bırakan bir adamdı. Aşkı sadece romanlardan öğrenmiş olan bir kız olan Emma'nın Rodolphe'un süslü sözleri ve içi boş vaatlerine kanması doğaldır. Leon ise Rodolphe kadar kötü niyetli biri olmasa da baştaki ahlakını elden bırakarak evli olduğunu bildiği halde Emma'yla bir ilişkisi oldu. Rodolphe'dan bu tür bir davranışı beklerdim ama Leon kendisinden hiç beklenilmeyen işlere kalkıştı. Ayrıca Emma'yı yüz üstü bıraktı ve utanmadan Emma'nın ölümünün ardından başka bir kadınla olan evlilik davetiyesini Charles'a gönderdi. Bu yüzsüzlük Rodolphe'u bile aşar.

Charles'ın durumuna gelirsek, adamın hayatında yüzü nadir olarak güldü. Hayatında hep onun adına başkası kararlar verdi. Başta annesi, sonra ilk eşi ve daha sonra da Emma. Charles naif, duygusal ve başına gelenleri hiç hak etmeyen iyi yürekli bir adamdı. Emma'nın bütün kaprislerine, aldatmalarına ve maddi zorluklara katlandı. Emma, Charles'ı sevmiyor olabilirdi ama en azından daha iyi davranabilirdi. Charles'ın durumu özellikle son sayfalarda beni çok etkiledi. Emma'nın bütün yaptıklarına rağmen onu hâlâ derinden seviyordu ve Emma'nın ölümünü bir türlü hazmedemedi. Charles acısız bir şekilde hayata veda etti. Sonunda sevdiğini kaybetmenin acıları dindi ve huzura kavuştu. Eşinin ölümünün acısını yaşarken bir de diğer insanların para hırsıyla uğraşmak zorunda kaldı. Dost bildiği komşuları ve çevresindeki insanlar fırsatçı bir akbabaya dönüştüler ve bu zavallı adama eziyet ettiler. Özellikle sonlara doğru eczacının hiç beklenmeyen olumsuz değişimi çok şaşırttı. Bilime gönül vermiş, felsefe ve sanata meraklı ve mantıklı bir adamın salt kendi çıkarları doğrultusunda yaşamaya başlaması beni çok şaşırttı. Gözünü para ve iktidar hırsı bürüdü ve iyice insani duygulardan uzaklaştı.

Fakat zavallı Berthe ise hem annesiz hem de babasız kaldı. Büyükannesini de aynı yıl kaybetti ve büyükbabası felçliydi. Bu nedenle hayata çok geriden başladı. En azından mutlu görünen bir ailede, onca gösterişin arasında doğmuşken şimdi genç yaşında çalışmaya mahkum oluşu çok üzücü. Anne yönünden pek şanslı olmasa bile onu çok seven bir babası vardı. Onu kaybetmesi çok üzücü oldu.

İyi okumalar...

Not: İzlemek isteyenlere filmi de mevcuttur.

EĞER SİZLERİN DE EKLEMEK İSTEDİĞİ ŞEYLER OLURSA YORUM YAPABİLECEĞİNİZ BLOG SAYFAMA GELEBİLİRSİNİZ.

https://karenleebooks.blogspot.com/

DİĞER YAZILARIMIN BULUNDUĞU SAYFALAR: 

https://prosandconskarenlee.blogspot.com/2020/06/internet-uzerinden-egitim.html

https://bloggerkarenlee.blogspot.com/2020/05/ruya-gezi-pelit-cikolata-muzesi_23.html 

 TEŞEKKÜRLER İYİ OKUMALAR :)

Bunlar İlginizi Çekebilir