FOMO
Sümeyye  Çelikdelen
YazarSümeyye Çelikdelen
4 dakika okuma süresi
Ağu 14, 2023

Fırsatları kaçırdın şimdi Ne olacak ??


Fear Of Missing Out(FOMO)

Sabahın ilk ışıkları yüzünüze çarparken uyandınız..Rüzgar hafifçe pencerenizden içeri giriyor..Kollarınızı,bedeninizden ayırırcasına kocaman esnettiniz ve dediniz kendi kendinize.."Ne güzel bir gün beh" Yanınızdaki ayıcığınız, ona huzurla sarılıyorsunuz..Rüzgar esintisinin perdenizi hareketlendirişini seyrederken o da ne ??

"ding dingg"

Yastığınızın altından bir ses geldi.. Elleriniz sizden bağımsız bir şekilde sanki o ana programlanmış gibi yastığın altındaki sese yani telefona uzanıyor..

Hoş geldin FOMO ya da ne Hoş geldini ...Lanet olası FOMO sen mi geldin!? Telefona uzanana kadar her şey çok güzeldi ama o ses :/

Bir yeni mesaj: "Kankaa akşam hoş geldin partisi var,bütün okul orda olacak geliyor musun??"

OFF Bütün okul diyor,bu harika olur ama yapmanız gereken işler var ne olacak şimdi ? Vücudunuzu saran olumsuz ruh haliyle baş başasınız :(

Fırsatları Kaçırma Korkusu olarak türkçeye çevrilen Fear of missing out sosyal medyanın aktif olarak kullanılmasıyla birlikte hayatımızın ortasına oturdu. Kaçırdığımız etkinlikleri düşünüyoruz akabinde sosyal medyamızı kontrol ettikçe ediyoruz ve bu durum bizi tepeden tırnağa endişeli hale getiriyor.

"O benden daha iyi şartlarda yaşıyor,O bir günde bir kitap bitirirken ben bir haftada bile bir kitabı bitiremiyorum,yaşıtlarım iş sahibi oldu ben daha öğrenciyim,Arkadaşlarım teker teker evlendi ben ise daha kendi sorumluluklarımın üstesinden gelemiyorum,dünyanın en basit derslerinden biri olan türk musikisi dersinden herkes AA ile geçerken ben sürekli kalıyorum,herkes tatilde,herkes konserde ben ise yataktan onları seyrediyorum,arkadaşlarım hoş geldin partisinde ben ise tonlarca işlerle uğraşıyorum,Hisse satın aldım ya aldığım hissenin değeri düşerse " gibi saymakla bitiremeyeceğimiz daha nice endişeler..

Fark ettiyseniz fomonun bir diğer tarafı kıyaslama.. Hayatlarımızı sürekli başka hayatlarla kıyaslayarak bedenimizi endişeyle dolduruyoruz.Ebeveynlerimizin bizleri komşu çocuklarıyla kıyaslamasından rahatsız olurken nasıl olurda biz kendimizi başkalarıyla kıyaslama eziyetini kendimize yaparız ??

Durup birkaç dakika düşündüğümüzü varsayarak devam ediyorum :)

Dillere pelesenk olmuş FOMO'nun hayatımızı bu kadar kontrol etmesine izin verdiğimize göre bu sendrom ciddi anlamda sorun teşkil etmekte. Peki biz bu sendromu nasıl kontrol altına alabiliriz?

1) FOMO'yu nerde ve ne zaman yaşıyoruz?FOMO yaşadığımız zaman hangi negatif düşünce stillerine sahip oluyoruz ve hangi davranışlara başvuruyoruz? FOMO'muza yol açan asıl sebep ne? gibi soruları kendimize sorarsak sorunun kaynağına inebiliriz. FOMO farkındalığı sizi hep bir adım önde tutar.Nerde ne zaman FOMO'nun size vurduğunu bilirseniz endişenizi kontrol edenilmeniz kolaylaşır.

2) FOMO'yu JOMO'ya çevirebiliriz.Evettt doğru okudunuz JOMO (joy of missing out) yaniii bir şeyleri kaçırma keyfi :D

JOMO, FOMO'nun temelini oluşturan korkunun önüne geçerek yaşamın gerçekliğine dönmeyi simgeleyen bir terim olarak FOMO karşıtı olarak ortaya çıktı.

Ee FOMO'yu JOMO'ya çevirebiliriz diyorsun o nasıl olacak dediğinizi duyar gibiyimm

-Hayatımızın çoğu sosyal medyada olduğu için telefonu kullanmayı bırakın gibi ütopik tavsiyeler vermeyeceğim ama en azından sosyal medya kullanımını kısıtlayabiliriz.Bunun için çeşitli uygulamalar mevcut. En başlarda kullanımı kontrol altına almak haliyle zor 0lacak.Bu süreçte arkadaşlarınızı teşvik ederken arkadaşlarınızdan size bu konuda yardımcı olmalarını isteyebilirsiniz,aile üyelerinizden destek isteyebilirsiniz ya da youtube üzerinden sosyal medyayı bırakmaya yönelik challenge oluşturabilirsiniz bu sayede değişen yaşamlara bir yaşam da kendinizden ekleyip diğer insanlara örnek olabilirsiniz. Sosyal medya kullanımını azaltmak sizi daha iyi hissettirebilir , daha çok kendinizi dinlediğinizi daha çok kendinizle vakit geçirdiğinizi fark edeceksiniz. Gerçek dünyaya döneceksiniz.

-Fırsatları kaçırmanın neşesini keşfedin..Evet partiye gitmediniz ama huzurla kitabınızı okuyorsunuz. Evet Herkesin bulunduğu o etkinlikte değilsiniz ama ailenizle birlikte sıcacık bir sohbet içerisindesiniz.Evet komşunun çocuğu doktor oldu ama siz bu tür kıyaslamaların bir sonuç vermesinden ziyade olumsuzluklar doğurduğunun farkındasınız ve potansiyellerinizi keşfetme yolculuğunuza çıkarsınız ve sizin için en iyi olanı bulup çalışmaya başlarsınız.

3)Gelişim noktasında bu endişeyi fırsata çevirebiliriz. Erken kalkan insanların programlı oluşlarına şahit olup erken kalkmaya başlayabiliriz.Egzersiz yapan insanların sağlıklı vücutlarını görüp egzersiz yapmaya başlayabiliriz.Birden fazla dil öğrenmek istiyoruzdur,poliglotların tavsiyelerini dinleyip ikinci bir dile başlayabiliriz.Böylece hem endişemizi azaltmış oluruz hem de gelişim noktasına adım atmış oluruz.


Hiçbir endişenin sizin hayatınızı kontrol etmesine izin vermeyin,siz onu kontrol edin ve değişimin keyfini yaşayın :)


Bunlar İlginizi Çekebilir